Bebeklerde Diş Bakımı

18 Mayıs 2012
18 Mayıs 2012, Comments Bebeklerde Diş Bakımı için yorumlar kapalı

Seçil Totan (ST): Merhaba Elif. Bugünkü röportaj konumuz pek çok okurumuzun bize sorduğu bir konu hakkında: “Bebeklerde diş bakımı”.  Bebeklerin dişi fırçalanır mı?
Elif Gündüz(EG): Bebeklerde çıkan her dişin bebekler için uygun yumuşak fırçalarla fırçalanması çok önemlidir, özellikle de gece uykusundan önce. Ancak bebeklerde macun kullanılmamalıdır. Biberonlarının emzik kısmına ya da sütlerinin içine bal, pekmez, şeker katılmamalıdır. Biberonları ağzında uyuyakalan bebeklerde, beslenme sonrası gerekli olan bu diş temizliği yapılmadığı için maalesef süt dişlerinde “biberon çürüğü” dediğimiz yoğun çürükler meydana gelebiliyor. Süt dişleri daimi dişler için yer tutucu görevi gördüklerinden, ileride değişecek bile olsa süt dişlerinin olabildiğince ağızda sağlıklı bir şekilde kalmaları çok önemlidir.
ST: Bebekler ilk dişleri çıkmaya başladıktan sonra düzenli dolarak diş hekimine muayene ettirilmeli midir?
EG: Bebeklerin ilk çıkan dişleri genellikle Çocuk Doktorları tarafından takip edilir. Sağlıklı dişlere sahip çocuklar 3 yaşında Diş Hekimi ile tanışmalıdırlar ve 6 ayda bir hayat boyu sürecek kontrollerine devam etmelidirler. Çürüyen süt dişlerine, eğer dişlerin düşmelerine 6 aydan fazla bir zaman varsa mutlaka dolgu yapılmalıdır.
ST: Biberondan bahsettin, peki gece uyurken emilen emzik de dişlere zararlı mı?
EG: Bebeklerin emme ihtiyaçları doğaldır ve çene gelişimi için gereklidir. Ancak parmak emme, tırnak yeme, kalem ısırma gibi uzun süren diğer alışkanlıklar gibi uzun süreli emzik emme de ileride çok zahmetli bir tedaviyle düzelecek ciddi dişsel ve iskeletsel sorunlara yol açar. Emme eylemi 3,5 yaşından sonra, en geç 5 yaşta bırakılmalıdır. Alışkanlık bırakılmazsa çocuğun çene kemiği gelişimi yanlış yönlenecek ve ön dişler arasında temassızlık gerçekleşecektir. Bu durum ileride koparma, konuşma, dudak bütünlüğünün bozulması, dişelerin duruşunu dahi etkileyecek sağlık ve estetik sorunlara yol açacaktır. Tedavisi mümkündür, ancak olayı gelişmeden düzeltebilmek önemlidir.
EG: Benim de sana sormak istediğim, merak ettiğim bir konu var: Genizeti. Aşırı büyüme gösterdiğinde hem orta yüz gelişimi ve çene yapısını etkiliyor, hem de sanırım solunumu bozduğu için pek çok ek soruna neden oluyor. Ben  bu tarz çocuklar gördüğümde bir KBB Hekimine genizeti açısından görünmelerini öneriyorum.
ST: Evet haklısın. Bir KBB hekimi olarak çocuklarda genizeti büyüklüğüne bağlı çene ve diş yapısında bozulmalara ben de şahit oluyorum. Genizetinin yanısıra bademcikleri de aşırı büyük olan, uyku sırasında 1-2 saniye nefesi duran, büyümede çok etkili olan bazı hormonların beyine giden oksijen miktarındaki azalmaya bağlı az salınması sonucu gelişme geriliği, mental seviyede yaşıtlarına oranla gerileme görülen pek çok hastam oluyor.
EG: Bu tür çocuklarda ağızda açık kapanış, üst çenede darlık, alt yüz yüksekliğinde artış benim en sık gördüğüm sorunlar oluyor. Peki siz KBB Hekimlerinin genizeti ve bademciklere yaklaşımı nasıl oluyor bu durumda?
ST: Açıkçası çocukta uyku apnesi dediğimiz uykuda nefes durması saptanması ve ayrıca çene-vücut gelişim geriliği varlığında ilk seçenek genizeti ve bademciğin beraber ameliyatla alınması oluyor, çünkü bu durum bekleyelim de genizeti küçülsün dediğimiz seçeneğe uygun değil, genizeti en erken 8-9 yaşlarında küçülmeye başlıyor, bir çocuğu uzun yıllar neredeyse uykuda ölür gibi bırakmak eziyetten beter. Ameliyat fikri ailelere başlangıçta çok itici gelebiliyor, ama çocuğun özellikle ameliyattan sonraki hızlı gelişimi, uykusunun ve iştahının düzelmesi aslında ne kadar doğru bir karar verilmiş olduğunun ispatı oluyor. Bu kadar ağır bir tablonun görülmediği çocuklarda, yılda 4 kereden fazla orta kulak iltihabı ya da kulakta sıvı birikimi, tedaviye rağmen geçmeyen geniz akıntısı olmadıktan sonra pek çoğumuz zaten genizetinin zamanla küçülmesini beklemeyi tercih ediyoruz.
EG: Çok teşekkür ederim, ben de bilgilenmiş oldum sayende.
ST: Asıl ben çok teşekkür ederim zaman ayırdığın için.